Fevzi Ağa’nın Işığı devam edecek…
*Fevzi Ağa’nın Işığı devam edecek…*
O bir ağaydı… Ama bilinen, korkuyla anılan ağalardan değildi. O, “Bir milletin efendisi o millete hizmet edendir” düsturunu kalbine nakşetmiş, hizmet etmeyi en büyük şeref bilen, ender rastlanır bir gönül insanıydı.
Akrabasına, dostuna, yolcuya, garibana… kapısı herkese açıktı. Zengin-fakir, amir-memur, ağa-işçi fark etmez; odasına giren herkes aynı hürmet, aynı sevgiyle karşılanırdı. Sofrası her vakit hazır, gönlü her daim genişti. Misafirlerine bizzat kendisi hizmet eder; çayını kendi elleriyle koyar, ekmeğini kendi uzatır, derdini kendi dinlerdi. O ellerde şefkat, o gözlerde merhamet, o yürekte tarifsiz bir muhabbet vardı.
Açlar doyar, dertliler derman bulur, kırgın kalpler barışa kavuşurdu onun yanında.
Barış elçisiydi Fevzi Ağa; Sadece Mersavi ailesinin değil, bütün Şanlıurfa’nın barış köprüsüydü. Kırılan kalpleri onarır, düşmanlıkları sulh ile söndürür, adaletin terazisini elinden düşürmezdi. Öyle ki, Şanlıurfa'nın tanınmış ailerinin önemli olaylarında bile “Fevzi Ağa’ya danışalım” derlerdi. O da her defasında hikmetle, adaletle, sevgiyle çare olurdu.
MER_DER’e olan sevgisi ise ayrı bir hikâyeydi. Her davete koşar, her faaliyete omuz verir, derneğimizin her başarısında duaları, desteği, emeği olurdu. Toplum için çalışan elleri sıkar, o elleri güçlendirmek için varını yoğunu ortaya koyardı. Ziyaretine gittiğimizde saatlerce konuşur, o engin tecrübesiyle yol gösterirdi bize. Sanki bir baba, bir bilge gibi…Onu anlatırken ne yazık ki kalemimiz ve kelamımız kalbimize bihakkın tercüman olamiyor.
Şimdi o büyük çınar göçtü…
Şanlıurfa’nın sıcak yüreği bir daha atmayacak.
Cenazesine koşup gelen on binlerin gözyaşları, mahşeri kalabalığı, onun ne kadar sevildiğinin, ne kadar derin izler bıraktığının en acı şahidiydi.
Ve en büyük tesellimiz şu ki:
Fevzi Ağa’nın o mütevazı Odası, o cömert sofrası, o şefkat dolu muhabbeti, çocukları ve ailesi tarafından aynı sevgiyle, aynı iştiyakla, aynı gönül genişliğiyle devam ettirilecek.
O miras sönmeyecek, o ışık kaybolmayacak.
Çünkü Fevzi Ağa sadece yaşamadı; sevgiyle, adaletle, hizmetle bir gelenek, bir yol, bir dua bıraktı ardında. Ve o yol, evlatlarının ayak izleriyle yürümeye devam edecek.
Başta sevgili çocukları, eşi olmak üzere,
Mersavi ailesi , sevenleri, dostları
ve bütün Şanlıurfa’ya yürekten başsağlığı diliyorum.
Bu derin hüznü, bu tarifsiz özlemi birlikte taşıyoruz.
Fevzi Ağa’mızı, aile büyüğümüzü, kanaat önderimiz, barış elçimizi, o eşsiz gönül insanını minnet, saygı ve gözlerimiz dolu dolu anıyoruz.
Rabbimden ona rahmet, mağfiret ve Firdevs’in en güzel köşesini niyaz ediyorum.
Mekânın cennet, ruhun şâd olsun Fevzi Ağa…
Âmin. 19.03.2026
Dr. Sadık YETİM
MER_DER Başkanı

Türkçe
English


