AFFETMENİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
AFFETMENİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
İletişim
insanlarla yazılı, sözlü, sözsüz vs. çeşitli şekillerle bir arada olmak , duygu
ve düşüncelerimizi paylaşmaktır. İnsanlarla sürekli iletişim halindeyiz. Her
insanın fıtratı ve ruh dünyası farklıdır. İnsanlarla iyi geçinmek ve güzel
ilişkiler kurmak herkesin temennisidir. İnsan
ilişkilerinde dikkat edilmesi gereken çok özellik vardır:’ Sevgi, saygı,
empati, hoşgörü, anlayışlı olma vb. davranışlar çok önemlidir. Herkesle iyi
geçinmek zor olsa da bunu başarmak gerekir. İnsan ilişkilerinde dikkat edilmesi
gereken önemli bir husus da affedici olmaktır. Tüm insanların eksiği, kusuru,
hatası mutlaka vardır. Hatasız kul olmaz atasözü de bunu doğruluyor. Her zaman
iç içe olduğumuz, muhabbet ettiğimiz, çok güvendiğimiz, birçok şey
paylaştığımız bir insan bir gün hiç beklemediğimiz tahmin etmediğimiz bir
yanlış veya hata yapabilir. Böyle durumlarda maalesef çoğu insan buna aşırı
tepki veriyor hatta öfkesini kontrol edemeyip olay çıkarıyor. Bazıları da buna
çok alınıp o arkadaş ve dostuyla irtibatını kesiyor, defterinden siliyor. Onu
adeta yokluğa mahkum ediyor, yok sayıyor, onunla tüm alakasını kesiyor. Belki
de ömür boyunca onu affetmiyor, onunla konuşmuyor, onu dışlıyor. O arkadaş,
kardeş veya dostunun 99 iyi tarafını, güzel hasletlerini görmüyor, unutuyor,
hatırına getirmiyor sadece o tek hatasını düşünüp sürekli göz önüne getirip onu
affetmiyor veya affedemiyor. İşte
dostlar bu tam bir şeytan desisesidir. Şeytan da bunu istiyor zaten. O
tek yanlış veya ihmali öyle gözümüzde büyütüyoruz ki artık onunla bir daha bir
araya gelmeyi asla düşünemiyoruz. O insanın bilerek veya yanlışlıkla yaptığı o
tek kusuru bir dağ gibi büyük görüyoruz. Bir sineğin gözümüzün önüne gelip koca
dağı göstermediği gibi o insanın tek hatasını dağ gibi büyük görüp daha önceki
binler güzel davranışlarını unutuyoruz, inkar ediyoruz. ‘’ Benim için bu iş
bitti, bunun fişini çektim, bunu defterden sildim’’ diyerek büyük bir yanlışa
düşüyoruz ve ona da kendimize de yazık ediyoruz.
Oysa affetmek zor olsa da çok rahatlık verir ve bizi özgürleştirir. Bir
öğretmen birbirleriyle iyi anlaşamayan ve sürekli kavga eden öğrencilerine bir
ders vermek ister. Onlardan bir poşet dolusu patates getirmelerini ve bir hafta
boyunca sırtlarında taşımalarını ister. Öğrenciler buna bir anlam veremese de
çok sevdikleri hocalarına karşı gelmezler. İlk günler bunu bir eğlence gibi
görseler de birkaç gün bir işkenceye dönüşür ve pes edip hocalarından açıklama
beklerler. Hocaları da der ki işte insanları affetmemek asıl kendimize
yaptığımız zulümdür. Sizi kıran , üzen insanları affedince siz de
rahatlarsınız. Onu da mutlu edersiniz. Affetmenin dayanılmaz hafifliği
böyledir. Öğrenciler bu anlamlı dersten sonra artık birbirini üzmemeye dikkat
edeceğine söz vermiştir.
Hayatta herkes hata yapabilir, herkes şeytana uyabilir.
Rabbimiz biz kulların günahlara ve hatalara meyilli olduğunu bildiği için
ahirette mahşer meydanında mizanı kurup iyilik ve
kötülüklerimizi tartıp ona göre muamele edecek. Çok günah ve kusurumuz olsa da
inşallah affedip bağışlayacak. Yoksa biz zalim kulların yaptığı gibi yapsa
hepimizin hali perişan olur. İnsanları affedince ona da bir fırsat vermiş oluyoruz.
O da nankör olmayıp bunu anlarsa şeytan amacına ulaşamaz ve muhabbet devam
eder.

Türkçe
English




